Zaten çocukluğumdan sonrasını yaşamadım say. Nedir ki?
Seni hiç görmedim, hiç konuşmadık, hiç sevmedim say.
Ben Tanrı'nın yeryüzündeki yalnız oğluyum!
Ruhum bile destek değil bana.
Biralar, boş sigara kutuları, yarısında başından kalkılmış bok püsür şiirler.
Yalnızım diyorum Allah'ına kadar yalnız!
Kimse olmasın, kimse ölmesin, en güzeli de kimse sevmesin.
Mutluluk, ikincil ve üçüncül kişilere bağlı değildir! Yalnız ve yalnız sadece bana söyle bunu.
28 Kasım 2014 Cuma
İçimdeki boşluk büyüyor.
Büyük laflar söylemek istemiyorum.
Aşk istemiyorum, sevgi istemiyorum.
Sadece kopkoyu bir yalnızlık.
Kelimelere dökebiliyorum artık içimi.
Dünya'nın anlamsızlığı iliklerimde.
Tüm gerçek duygular hiçliktir.
Yazın gelmesi, kuşların ötemesi umrumda değil.
Umrumda olan bir şey yok.
Dedim ya kopkoyu bir yalnızlık.
Hiçliktir bu Dünya'nın anlamı, sadece hiçlik.
Büyük laflar söylemek istemiyorum.
Aşk istemiyorum, sevgi istemiyorum.
Sadece kopkoyu bir yalnızlık.
Kelimelere dökebiliyorum artık içimi.
Dünya'nın anlamsızlığı iliklerimde.
Tüm gerçek duygular hiçliktir.
Yazın gelmesi, kuşların ötemesi umrumda değil.
Umrumda olan bir şey yok.
Dedim ya kopkoyu bir yalnızlık.
Hiçliktir bu Dünya'nın anlamı, sadece hiçlik.
Çene kemiğimden başlayan bir sızı varlığımın duvarlarına kadar alçaldı.
Benim gibi bir sevgi zayiatını neden yarattın ki tanrım?
Bir bilsen ne zor gelir varlığım şu oğlan omuzlarıma.
Sevmek şimdi gizli bir alışkanlık.
Evi yakalım, hadi evi yakalım!
Biz içerdeyken yapalım, lütfen yapalım!
Bir yük vagonunda sürgüne gönderilelim.
Aynı Süreya gibi sürgün edilelim diyarımızdan, sormadan soruşturulmadan.
Belki varlığımız o zaman bir anlam kazanır.
Benim gibi bir sevgi zayiatını neden yarattın ki tanrım?
Bir bilsen ne zor gelir varlığım şu oğlan omuzlarıma.
Sevmek şimdi gizli bir alışkanlık.
Evi yakalım, hadi evi yakalım!
Biz içerdeyken yapalım, lütfen yapalım!
Bir yük vagonunda sürgüne gönderilelim.
Aynı Süreya gibi sürgün edilelim diyarımızdan, sormadan soruşturulmadan.
Belki varlığımız o zaman bir anlam kazanır.
Ölü evlatlarım doğuyor rüyalarımdan.
Erken açıyorum pazar sabahlarına kendimi.
Bir kendimi sevemiyorum şu oğlan gözlerimle.
Acının içinden bir adam yaratmaya çalışıyorum.
Gecenin ağırlığı sabahtan sarıyor kemiklerimi.
Yaşlanamadan ölmek mi sunulur bana şu genç hayatımda?
Hah! Bu arada siz hiç ağlayan bi' albino gördünüz mü?
Erken açıyorum pazar sabahlarına kendimi.
Bir kendimi sevemiyorum şu oğlan gözlerimle.
Acının içinden bir adam yaratmaya çalışıyorum.
Gecenin ağırlığı sabahtan sarıyor kemiklerimi.
Yaşlanamadan ölmek mi sunulur bana şu genç hayatımda?
Hah! Bu arada siz hiç ağlayan bi' albino gördünüz mü?
25 Kasım 2014 Salı
ginsberg'e
Sana inanmıyorum Allen, ten kutsal falan değil!
Kutsal olan iç dünyamın boşluğu.
Senin kendine bile hayrın yok!
Gezdin, içtin, yazdın onlarca yarak yedi o oğlan kıçın.
Gözlüklerin olmasa bir hiçtin.
Annen delirerek öldü. Sen ölü bile değildin deli olmak şöyle dursun.
Neyin ulumasıydı bu Allen, ya Amerika?
Seni sikine bile takmadı Amerika. ve sen tuttun ona şiir yazdın.
Dedim ya senin kendine bile hayrın yoktu.
Kafanın bile destek olmamasına şaşmamalı.
Güzel oğlanları severdin Allen, benim gibi güzel oğlanları.
Ama ben kadınları sevdim, Allen. Ama onlar beni hiç...
Neyse. Bunları sana yazdım Allen.
Hayatımda bir erkeğe ilk kez bir şeyler yazdım o da senin gibi bir erkek orospuya denk geldi.
Komşularını düşleyerek hulyalara dalan 42'lik mastürbatif babalar,
Yalnızlığın don gömlek salonlarında yaşamsal hıçkırığın son fırtını çekerek düşlerine çelme takanlar, Bir öğrenci evinin otonomunda ilk cinsel deneyimini yaşayıp cennetten kovulanlar,
Yazın balkon pervazlarında çocukluğunu kaybedip ölü doğan çocuklarını ellerinde taşıyanlar, Çocuklarını uyandırmamak için zevk çığlıklarını yastık altına gömenler,
Yanlış yapmaktan korkup hiçbir şey yapmayarak tanrılarından yardım bekleyenler,
Arzuya gidenler, arzudan kovulanlar, istenmemenin acısıyla ilk gördüğü yerden çat kapı içeri girenler,
Bekaretlerini kendi parmaklarıyla kaybederek tertemiz hayatlarına yaşanmışlık süsü verenler,
Kirli postallarıyla kendi ülke bayraklarını çiğneyerek Bakunin'in ölü toprağına selam gönderenler,
15 yıl okula gidip bütün bildiklerini bir sigara paketi üzerine sığdıranlar,
Varoluş sancısıyla sabahlara kadar çekip sokak köpekleriyle ağlaşanlar,
Bütün gün yorgan altında nefes alarak babalarının varlığına ağlayanlar,
Ot kokusundan başı dönüp ilk içtiği sigarayı kendi tenlerinde söndürenler,
Arzuladığı insanı görüp iç organları birbirlerini sikenler.
İşte bunlar benim dünyam, Allen.
Bir gün gelip mezarına işeyeceğim.
O dar kıçın yıllar sonra bir erkek sikinden çıkan bir şey görecek!
Neyse, benden bu kadar.
Tanrıyı da ayartma oralarda. Zaten burayı siklediği de yok.
O orospu gözlerinden öperim.
Sana inanmıyorum Allen, ten kutsal falan değil!
Kutsal olan iç dünyamın boşluğu.
Senin kendine bile hayrın yok!
Gezdin, içtin, yazdın onlarca yarak yedi o oğlan kıçın.
Gözlüklerin olmasa bir hiçtin.
Annen delirerek öldü. Sen ölü bile değildin deli olmak şöyle dursun.
Neyin ulumasıydı bu Allen, ya Amerika?
Seni sikine bile takmadı Amerika. ve sen tuttun ona şiir yazdın.
Dedim ya senin kendine bile hayrın yoktu.
Kafanın bile destek olmamasına şaşmamalı.
Güzel oğlanları severdin Allen, benim gibi güzel oğlanları.
Ama ben kadınları sevdim, Allen. Ama onlar beni hiç...
Neyse. Bunları sana yazdım Allen.
Hayatımda bir erkeğe ilk kez bir şeyler yazdım o da senin gibi bir erkek orospuya denk geldi.
Komşularını düşleyerek hulyalara dalan 42'lik mastürbatif babalar,
Yalnızlığın don gömlek salonlarında yaşamsal hıçkırığın son fırtını çekerek düşlerine çelme takanlar, Bir öğrenci evinin otonomunda ilk cinsel deneyimini yaşayıp cennetten kovulanlar,
Yazın balkon pervazlarında çocukluğunu kaybedip ölü doğan çocuklarını ellerinde taşıyanlar, Çocuklarını uyandırmamak için zevk çığlıklarını yastık altına gömenler,
Yanlış yapmaktan korkup hiçbir şey yapmayarak tanrılarından yardım bekleyenler,
Arzuya gidenler, arzudan kovulanlar, istenmemenin acısıyla ilk gördüğü yerden çat kapı içeri girenler,
Bekaretlerini kendi parmaklarıyla kaybederek tertemiz hayatlarına yaşanmışlık süsü verenler,
Kirli postallarıyla kendi ülke bayraklarını çiğneyerek Bakunin'in ölü toprağına selam gönderenler,
15 yıl okula gidip bütün bildiklerini bir sigara paketi üzerine sığdıranlar,
Varoluş sancısıyla sabahlara kadar çekip sokak köpekleriyle ağlaşanlar,
Bütün gün yorgan altında nefes alarak babalarının varlığına ağlayanlar,
Ot kokusundan başı dönüp ilk içtiği sigarayı kendi tenlerinde söndürenler,
Arzuladığı insanı görüp iç organları birbirlerini sikenler.
İşte bunlar benim dünyam, Allen.
Bir gün gelip mezarına işeyeceğim.
O dar kıçın yıllar sonra bir erkek sikinden çıkan bir şey görecek!
Neyse, benden bu kadar.
Tanrıyı da ayartma oralarda. Zaten burayı siklediği de yok.
O orospu gözlerinden öperim.
19 Kasım 2014 Çarşamba
15 Kasım 2014 Cumartesi
Saatler hep doğruyu göstermiyor kaptan.
Bileklerimi kesmeye dermanım kalmadı.
Ölü doğan çocuklar çıkıyor kısmetimden.
Yaralı bedenime derman o olsun istiyorum.
Onun gözleri yeşile çalıyor kaptan.
Bir istiyorum ki onu sorma!
Bütün yaralarıma tek çare o kaptan.
Var hele gidelim yanına kaptan.
Bu çocuğu adam ederse o eder kaptan.
Kaptan! O yazları çok seviyor aynı gözleri gibi yeşillikleri.
Ah bir görsen kaptan nah bu kadar gözleri var!
Sen beni bilirsin kaptan ben sevince köpekleşirim.
Ağzıma sıçsalar gıkım çıkmaz.
Onun gözlerinde doğacak çocuklarımın annesini görüyorum kaptan!
Kışları o bana yaz eder.
Derdim büyük kaptan.
İnsan sevince sikilmesin kaptan.
Bu sonda artık iyiler kazansın.
Kötüler açık averajla öndeler kaptan.
Yalnız ben olayım istiyorum aklında kaptan!
Gemiler de benim gibi yalnız mı uyur ha kaptan, üşümezler mi soğuk suda?
Sen hiç birine yok yere aşık oldun mu?
Bileklerimi kesmeye dermanım kalmadı.
Ölü doğan çocuklar çıkıyor kısmetimden.
Yaralı bedenime derman o olsun istiyorum.
Onun gözleri yeşile çalıyor kaptan.
Bir istiyorum ki onu sorma!
Bütün yaralarıma tek çare o kaptan.
Var hele gidelim yanına kaptan.
Bu çocuğu adam ederse o eder kaptan.
Kaptan! O yazları çok seviyor aynı gözleri gibi yeşillikleri.
Ah bir görsen kaptan nah bu kadar gözleri var!
Sen beni bilirsin kaptan ben sevince köpekleşirim.
Ağzıma sıçsalar gıkım çıkmaz.
Onun gözlerinde doğacak çocuklarımın annesini görüyorum kaptan!
Kışları o bana yaz eder.
Derdim büyük kaptan.
İnsan sevince sikilmesin kaptan.
Bu sonda artık iyiler kazansın.
Kötüler açık averajla öndeler kaptan.
Yalnız ben olayım istiyorum aklında kaptan!
Gemiler de benim gibi yalnız mı uyur ha kaptan, üşümezler mi soğuk suda?
Sen hiç birine yok yere aşık oldun mu?
14 Kasım 2014 Cuma
Ağız olusu küfürler savuruyorum kendime.
Boş odamın duvarlarında yankılananlardan.
Güvercin yuvalarını bozuyorum, günah kaydı gütmeksizin.
Ocaktan taşıyor sularım.
''Kısmettir'' diyor, annem. Annem çünkü Allah'a inanıyor.
Ben başımdaki kırmızı gökyüzüne döl beyazı şeyler karalıyorum.
''Gidişini başka türlü açıklayamıyorum.''
Boş odamın duvarlarında yankılananlardan.
Güvercin yuvalarını bozuyorum, günah kaydı gütmeksizin.
Ocaktan taşıyor sularım.
''Kısmettir'' diyor, annem. Annem çünkü Allah'a inanıyor.
Ben başımdaki kırmızı gökyüzüne döl beyazı şeyler karalıyorum.
''Gidişini başka türlü açıklayamıyorum.''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)