18 Aralık 2015 Cuma

Zargolar, Alsancak'ın kaşarlanmış sokaklarında taksim atarken; genç adam, ölümünü çabuklaştırmak için sigarasını daha bi' iştahlı çeker.

9 Temmuz 2015 Perşembe

Ben, ölü bi' adamım.
Ölünün kimselere faydası olmaz ki kendine olsun.
Depresyon kırıntılarıyla bir aşk daha düşüyorum berrak kaplı defterime.
Ah ulan, ah! Ne için yaşanır, neye ölünür, ne diye bilekler kesilir?
Bol sigara dumanı kaplı odamın pejmurde perdelerien asıyorum çocukluk fotoğraflarımı.
Varlığın sancılı kalbi iliklerimde.
Bi' kadın seviyorum ama çok küçük bir kadın!
Benim olamayacak kadar güzel kadınım.
Neyse, neyse bunları konuşmak bi' lüks; yazabiliyorum sadece.
Kendimi bi' tanrıya açabilirdim çocuk gözlerimle.
Ama o öldü, öldü! Nietzsche değilse katil ilk olağan şüphelidir ruhum.
İnanç çocukluğumla yitip giden güzelliklerin daniskası!
Sanki ilk sigaramın dumanı gibi her gün başım dönüyor.
Kime yoksunluk lan bu, neye yoksunluk amına koyayım?!
Artık sadece kendime saçmalayabiliyorum bunları.

Hayatta kalabilmek harici zor bir eylem tanımıyorum!

24 Mayıs 2015 Pazar

Gecekondunun tuvaletinde yapılan mastürbasyonlar kadardık.

22 Mayıs 2015 Cuma

Bugünüm sensiz soğuk geçiyor.
Parmak uçlarım titrekti kimsesizlikten.
Bana değer veren genç bir kadın tanıyorum artık.
Akşam daha çabuk geliyor penceremden.
Yalnızlık yok sanırım, o var galiba artık.
Gençliğin güzelliğiyle sarıyor beni yeni kadın.
Varlık şimdi daha bir anlam kazanıyor.

Onun küçük kalbi benimle artık.

20 Mayıs 2015 Çarşamba

10 Mayıs 2015 Pazar

Ben güçlü bir kadın tanıdım.
Küçücük yüreğinde aşk taşıyan.
Birayla sigarasını güzel içen.
Upuzun saçlarını kestirmiş, belki de geçmişinden kurtulmak için.
Gülüşü altından binlerce yara saklı.
Tek çaresi zamandır yalnızlık içindeki benliğine.
Bir dostu var ama artık yeni, yepyeni!
Hazır kıta bir yalnızlık ordusudur bu!
İyi olmadı artık, lütfen! İyi.
Güzel günler de gelecek elbet ama şimdi daha zamanı değil.
Daha da güçleneceğiz daha bi adam içeceğiz sigaraları.
Daha bi yıkılmaz olacak duvarlarımız.
İçini dök içime, elini ver bana yalanlardan uzak.
Dostluk var, arkadaşlık var, yarenlik var, bunlardan olacağız en delikanlısından.
Dedik ya güzel günler gelecek en hasından!

''Hadi iç de çay koyayım.''

17 Nisan 2015 Cuma

Küçüktük, otuz birlerimizi namaz vakitlerine göre ayarlardık.

19 Şubat 2015 Perşembe

Bıçağın kemiğe dayandığı bir an.
Kusura bakma biralıyım.

Damarlarımda kutsal otun son nidaları.

Kışları nasıl geçirir yalnızlar, hiç sordun mu?

Bu böyle gitmez. Vallahi gitmez.

Afilli bir son lazım bana.

Bir banyo köşesinde bileklerime vurulmuş son jilet darbesi.

Kan akar, devrimci bir kan! Oluk oluk, sonsuzluğa sokağa!

Kan vardır, çocuk vardır, anne vardır.

Kanlar içinde genç bir adam vardır.

Sözün bittiği yerlerdeyiz be güzelim.

Ne sevgi, ne yalnızlık bombok hallerdeyiz.

Yalnızlığın bu köşesi benim. Tam içi, tam göbeği en güzel yeri!

Sayıklamalarla dolu bir köşe.

Akıl sır ermez bir yalnızlık bu. Kimsenin göremeyeceği, kimsenin dokunamayacağı bir köşe.

Annelerin bile hissedemeyeceği türden. Anlar ama hissedemez.

Kim, kimin için ölmüş be güzelim? Akıl sır erer mi tanrıların işine?

Hayatım ellerimde tutuyorum onu, konuşuyorum, sarıyorum sevmiyorum ama!

Seversen olmaz, her sevgi gibi olmaz o da.

Bir anneme şımarabiliyorum çocuk gözlerimle.

Şımarıklık dediysem bir iki tebessüm işte.

''Tebesssüm, sünnettir.'' der, müslüman peygamber!

Müslümanların kaç tanrısı var sevgilim? Bir kalbe kaç tanrı sığar?

Dedim ya biralıyım biraz.

En iyisi sen bana bakma, vur geç önüne geleni serseri bir kurşun gibi.

Akıl ermiyor işte tanrıların işine, bugün sendeyim sevgilim!

Ama dedim ya bakma sen bana, birkaç küçük sayıklama işte.

Annemi kaybetmektendir tüm bu olanlar.

Saçlarını tarama sevgilim, onlar parmaklarımındır.

Parmaklarımındır o kutsal görev. Saçlarının en ihya halidir sevgilim bana kalan.

Hiç saçlarını ördüm mü ben senin? Örmeliyim. Annenden sonra bir ben örmeliyim!

Kaç adam geçer bir kadından? Kaç kere boğulur bir insan?

Ateşler mi söner, akıllar mı kaçar böyle akşamlarda?

Dedim ya biralıyım biraz.

Son kez görmek olmaz bi kimseyi böyle akşamlarda.

Başlar hep ileri bakmalı sevgilim. Gözler hep ufka bakar, böyle olmalı devrimci bir aşkın ateşi.

Kim kimin için ölür mü? Ben senin için ölürüm lan! Yaşamıyorum ki zaten.

Nefes alıyoruz verdiğimiz de taksit taksit. O da zorunluluktan.

Alfabeyi ilk ben okudum sınıfta sevgilim!

Elifler beler hep aklımda!

Senin adın da be ile başlar sevgilim.

Vurmalı artık yumruğu gök kubbenin sonsuzluğuna.

Sarmalı artık anaları, yarenleri, kimsesizlik içindeki yalnızları.

Var gidelim geç olmadan. Son kez diyorum bak var gidelim!

Yoksa katışmaz anlamlarm iliklerimize bu kış soğuğunda.

Gitmeliyiz! Anasız, yarsız benliksiz.

Hadi gel, içimde sana da yer var.