Yaşım 27'ye çalıyor.
Yolun kaçta kaçı eder, ha paşam?!
28 Aralık 2016 Çarşamba
6 Kasım 2016 Pazar
4 Eylül 2016 Pazar
Tanıdığım tek güzel adam kollarımda yittiğinden beri, hiçbir şey eskisi gibi değil.
Kimseyle konuşup dökemiyorum içimi artık.
Bi' annem var ve ben.
Diğerleri olmasa da olur değil olmasın iyi olur.
Toprağına koyduğum el ve akan gözyaşım ona ulaşır diye umuyorum. Elimden gelen bu.
Gözlerimdeki perde kalktı sanki. Artık babamı daha iyi anlıyorum.
Gerçekleri göremeyenlerin mutluluğu var. Benimse gerçeklerim.
Kimseyle konuşup dökemiyorum içimi artık.
Bi' annem var ve ben.
Diğerleri olmasa da olur değil olmasın iyi olur.
Toprağına koyduğum el ve akan gözyaşım ona ulaşır diye umuyorum. Elimden gelen bu.
Gözlerimdeki perde kalktı sanki. Artık babamı daha iyi anlıyorum.
Gerçekleri göremeyenlerin mutluluğu var. Benimse gerçeklerim.
1 Haziran 2016 Çarşamba
23 Mayıs 2016 Pazartesi
Ölü evinde büyükleri teselli etmek.
Hep gülerken gördüğün insanları yana yakıla ağlarken için çekilirken bir mermer soğukluğunda görünüp teselli etmek.
Canın ellerinin arasında giderken bir şey yapamamak sadece seyirci kalıp ağzından çıkan son hırıltıyı görmek.
Ve son kez dokunup alnından öperken üzerini örtmek.
Artık sadece rüyalara sığınıp kanını orada görerek göğüs ağrısıyla uyanmak.
Sigaralara, biralara koşmak.
Eski fotoğraflarda görüp nefesinin tıkanması ve başını eğip içini çekmek.
Ve kimselere bir şey anlatamadan gizli gizli iç çeke çeke ağlamak.
Hayır Abi, hayır! Sizin hiç canınız öldü mü?
İlk nefeslerini kollarında aldığınız kişi, son nefesini kollarınızda verdi mi?
Ne teselli eder, ne geçirir bunu?
Sormak isterim nedir sebebiniz?
Cümle alem götümden sikse eyvallahımı çekerdim.
Fakat nedir bu?
Hep gülerken gördüğün insanları yana yakıla ağlarken için çekilirken bir mermer soğukluğunda görünüp teselli etmek.
Canın ellerinin arasında giderken bir şey yapamamak sadece seyirci kalıp ağzından çıkan son hırıltıyı görmek.
Ve son kez dokunup alnından öperken üzerini örtmek.
Artık sadece rüyalara sığınıp kanını orada görerek göğüs ağrısıyla uyanmak.
Sigaralara, biralara koşmak.
Eski fotoğraflarda görüp nefesinin tıkanması ve başını eğip içini çekmek.
Ve kimselere bir şey anlatamadan gizli gizli iç çeke çeke ağlamak.
Hayır Abi, hayır! Sizin hiç canınız öldü mü?
İlk nefeslerini kollarında aldığınız kişi, son nefesini kollarınızda verdi mi?
Ne teselli eder, ne geçirir bunu?
Sormak isterim nedir sebebiniz?
Cümle alem götümden sikse eyvallahımı çekerdim.
Fakat nedir bu?
20 Nisan 2016 Çarşamba
15 Nisan 2016 Cuma
''Her şeye hazırlıklı olun.'' diyor, doktorlar.
İnsan babasının ölümüne ne kadar hazırlıklı olabilir ki?
Balkan topraklarında başlayan bir hayat burada son bulacak.
İki yaşında hani o çok benzediği annesinin kollarında gelmiş buralara.
Tam anlamıyla sıfırdan bir yaşam.
Evini, toprağını ve hatta hayvanını orada bırakmışlar.
On ikisinde bilemedin on üçünde girmiş sanayiye.
Bu yüzdendir ki tamirci çırağını çok sevmen.
Ben artık çok sevdiğin Cem Karaca'yı kimbilir ne zaman sonra dinleyeceğim.
Kanserden ölecek, babam.
Ama görüyorum, babam, gözlerinden ölüyor.
Dolapta ilaçlarnını ararken kışlıklarına ilişti gözüm.
Bir daha giyemeyecek dedim bunları. İçinde göremeyeceğim babamı artık.
Bir hastane bahçesine gömüyorum çocukluğumu.
Güçlü olmamamı söylüyor, büyüklerim.
Nasıl güçlü olunur, nasıl ağlanmaz amına koyayım?!
Bana bir şey oldumu annemden önce babam ağlardı.
Babam, ağlardı.
Ben şimdi herkesten, en çok da senden gizli ağlıyorum.
Hiç böylesine canım yanmamıştı.
Küçükken beni gören akrabaların ''aynı Ramiz'' dediklerinde yüzünün aldığı hal hala aklımda.
İlk sigara ve biramı babam içirmişti.
Bilemiyorum belki de ondandır ikisine de olan düşkünlüğüm.
Sevgiye inanın, sevgiyle kalın.
İnsan babasının ölümüne ne kadar hazırlıklı olabilir ki?
Balkan topraklarında başlayan bir hayat burada son bulacak.
İki yaşında hani o çok benzediği annesinin kollarında gelmiş buralara.
Tam anlamıyla sıfırdan bir yaşam.
Evini, toprağını ve hatta hayvanını orada bırakmışlar.
On ikisinde bilemedin on üçünde girmiş sanayiye.
Bu yüzdendir ki tamirci çırağını çok sevmen.
Ben artık çok sevdiğin Cem Karaca'yı kimbilir ne zaman sonra dinleyeceğim.
Kanserden ölecek, babam.
Ama görüyorum, babam, gözlerinden ölüyor.
Dolapta ilaçlarnını ararken kışlıklarına ilişti gözüm.
Bir daha giyemeyecek dedim bunları. İçinde göremeyeceğim babamı artık.
Bir hastane bahçesine gömüyorum çocukluğumu.
Güçlü olmamamı söylüyor, büyüklerim.
Nasıl güçlü olunur, nasıl ağlanmaz amına koyayım?!
Bana bir şey oldumu annemden önce babam ağlardı.
Babam, ağlardı.
Ben şimdi herkesten, en çok da senden gizli ağlıyorum.
Hiç böylesine canım yanmamıştı.
Küçükken beni gören akrabaların ''aynı Ramiz'' dediklerinde yüzünün aldığı hal hala aklımda.
İlk sigara ve biramı babam içirmişti.
Bilemiyorum belki de ondandır ikisine de olan düşkünlüğüm.
Sevgiye inanın, sevgiyle kalın.
24 Şubat 2016 Çarşamba
Ailemizden gizli sigara içer, ilk biralarımzla sarhoş olur olmayacak kadınlara tutulurduk.
Ağlardık, sevdikçe ağlar, ağladıkça sever, sevdikçe ölürdük.
Tanrıya ağlar,merhamet dilerdik.
Önce Tanrı gitti. Sonra adam olduk çocukluğumuz gitti bizden.
Çocuk aklımızla otur birler çektik. Tanrı'ya sığındık. Sığındık ki affetsin bizi.
Ölü çocuklarımıza yaptığımız peçeteden kefenler için.
Budistler Ganj'da arınırdı. Biz ölü çocuklarımızı kanalizasyonlarda arındırdık.
İlk ve son gusüllerini aldırdık. Cemaat de bendim, hoca da.
Biz yalnızlığımızı sığdırdık dön gömlek odalara.
Herkes olmaya çalışırken hiç kimse olamadık.
O değil de ''çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen?''
Ağlardık, sevdikçe ağlar, ağladıkça sever, sevdikçe ölürdük.
Tanrıya ağlar,merhamet dilerdik.
Önce Tanrı gitti. Sonra adam olduk çocukluğumuz gitti bizden.
Çocuk aklımızla otur birler çektik. Tanrı'ya sığındık. Sığındık ki affetsin bizi.
Ölü çocuklarımıza yaptığımız peçeteden kefenler için.
Budistler Ganj'da arınırdı. Biz ölü çocuklarımızı kanalizasyonlarda arındırdık.
İlk ve son gusüllerini aldırdık. Cemaat de bendim, hoca da.
Biz yalnızlığımızı sığdırdık dön gömlek odalara.
Herkes olmaya çalışırken hiç kimse olamadık.
O değil de ''çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen?''
Ellerimle kızımı öldürdüm!
Babamdan önce gömdüm onu toprağa.
Elleriyle örmüştü saçını, ellerimle katlamıştım t-shirtünü.
Ah benim kınalı kuzum, ah benim kızım, ah benim kıymetli yavrum.
Ne kadar sürer bir insanı unutmak?
Sesini, yüzünü, artık olmayan varlığını.
Başını koyabilseydin ya göğsüme; keşke bakabilseydin ya içime.
Görebilir miydin o karanlıkta kendini, bulabilir miydin en derinimdeki seni?
Artık bir yanım daha eksik.
Seni çocukluğundan öpemedim, sevgilim.
Affet.
Babamdan önce gömdüm onu toprağa.
Elleriyle örmüştü saçını, ellerimle katlamıştım t-shirtünü.
Ah benim kınalı kuzum, ah benim kızım, ah benim kıymetli yavrum.
Ne kadar sürer bir insanı unutmak?
Sesini, yüzünü, artık olmayan varlığını.
Başını koyabilseydin ya göğsüme; keşke bakabilseydin ya içime.
Görebilir miydin o karanlıkta kendini, bulabilir miydin en derinimdeki seni?
Artık bir yanım daha eksik.
Seni çocukluğundan öpemedim, sevgilim.
Affet.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)